XII. asırda Bağdat’ta Abdülkâdir Geylânî henüz hayatta iken yayılmaya başlayan Kâdirîliğin bir tarîkat olarak Anadolu’da temsîli’nin XV. asırda Eşrefîlik ile olduğu belirtilmektedir..

Bazı araştırmalar Kâdiriyye tarîkatının XIII. yüzyıldan beri Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da Abdülkâdir Geylânî soyundan gelen Berzencî ve Sâdât-ı Nehrî gibi Suriyeli ve Kuzey Iraklı şeyh aileleri tarafından temsil edildiğini ortaya koymaktadır.

Daha önce bahsedildiği gibi, tarihte iki önemli hâdise bu ailenin tarîkatın merkezi olan Bağdat’dan zorunlu ayrılışına sebep olmuştur. Bunlardan ilki 656 (1258) yılındaki Moğol istîlası, diğeri 914 (1509)’teki Şah İsmâil’in Bağdat’a tahakkümüdür. Her iki olayda da Geylânî’nin âsitâne ve türbesi yıkılmış ve ailesi Bağdat’ı terk etmek zorunda bırakılmıştır. Bu zorunlu göçler sırasında münferid derviş zümreleri gibi, Pîr’in ailesinden bazılarının Anadolu’ya doğru hareket etmiş olmaları mümkündür. Ayrıca Abdülkādir Geylânî’nin oğlu Abdülazîz’in Musul civârlarında yaşamış olması da ailenin bu topraklara yakınlaştığının bir işaretidir. Abdülazîz’in oğlu Ebû Bekir’in bir rivâyete göre Şemdinli’ye yerleştiğine yukarıda değinmiştik. Nitekim bazı araştırmalar Kādiriyye tarîkatının XIII. yüzyıldan beri Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da Abdülkādir Geylânî soyundan gelen Berzencî ve Sâdât-ı Nehrî gibi Suriyeli ve Kuzey Iraklı şeyh aileleri tarafından temsil edildiğini ortaya koymaktadır.

Yine Geylânî ailesinin XIV. asırda inşa ettikleri ve Bağdat’daki âsitâneden sonra tarîkatın en önemli merkezi olan Hama’daki tekkede yaşayan aile fertlerinin Anadolu’ya doğru açılmış olmaları tahmin edilebilir. Anadolu’daki bazı şehir evliyaları üzerine yazılan eserlerde Geylânî ailesinden velîlerin isimlerine rastlanmaktadır. 

Tarîkat faaliyetinden ziyâde mânevî nüfuzlarından söz edilen Geylânîlerden biri Afyon’daki Abdülkādir Geylânî’dir. XIII. asırda yaşadığı tahmin edilen bu zâtın Pîr Abdülkādir Geylânî’nin sekizinci kuşaktan torunu olduğu rivâyet edilmektedir. Hakkında yazılı bir kaynak olmamakla birlikte Afyon’un Bolvadin ilçesinde Ağılönü mahallesine yerleşen bu velînin, Horasan erenleri zümresinden olduğu kabul edilmiştir. Ancak onun Abdülkādir Geylânî’ye nispeti hakkında mevsûk bir şecere bulunmamaktadır. Hanımı Dudu Hatun ve talebelerine ait 12 sandukanın bulunduğu türbesi Bolvadin’de Şıhlar Câmî yanındadır. Özellikle felçli hastalar tarafından ziyâret edilen türbedeki bu zât hakkında bazı menkıbeler şifâhen nakledilmiştir. Bir diğeri Çorum’da Abdülcebbâr Dede’dir. Abdülkādir Geylânî’nin torunu olduğu iddia edilen bu kişi Erzurumlu Sultan diye de meşhûr olmuştur ve Çorum’a yakın, kendisine âit olduğu bilinen bir çiftlikte medfûndur.

Tarîkatlara dâir klasik kaynaklarda hakkında bilgi bulunmamakla birlikte bazı yeni çalışmalarda Kayseri çevresinde yayılmış olan Kādiriyye’nin Muhammediye kolundan söz edilmektedir.

Bazı kaynaklara göre Bursa ve İstanbul’da yerleşen Geylânîler şunlardır: 

Bursa’da Câfer Efendi, İnegöl’de Kâsım Efendi 

İstanbul’da; Mehmet-Ali Geylânî ve Bursa Mescid Tekkesi, Şeyh Mehmet ve Yorgânî/Sirkeci Tekkesi Mescidi, Üsküdar’da Abdülkādir Hüsnî