Kādiriyye’de Biat:

Biat için şeyh ve mürit adayı gusül abdestli olmak üzere karşılıklı diz dize otururlar. Şeyh efendi ve mürit kalbinden bütün düşünceleri atarak, her ikisi de tarîk-i aliyyenin şartlarından mürit üzerine hâsıl olacak şeyin kabulü için Cenâb-ı Hakk’a teveccüh ve Hz. Peygamber’e tevessül ederek, şeyh efendi elinin ayasını müridin elinin ayasına koyar ve müridin baş parmağını parmaklarıyla sıkıca kavrar ve mürit de şeyhin baş parmağını parmaklarıyla tutar. Birlikte dua okurlar:

“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. Âlemlerin rabbi Allah’a hamdolsun. Pek yüce olan Allah’tan mağfiret niyaz ederim. O’ndan başka ilâh yoktur. O hay ve kayyûmdur. O’na tövbe ederim. Allah’ın salâtüselâmı efendimiz Hz. Muhammed’e, O’nun Ehl-i beyt’ine ve ashabına olsun.”

Ardından Şeyh Efendi müride şu ifadeleri tekrar etmesini ister: 

“Allahım! Ben seni, meleklerini ve peygamberlerini şahit tutuyorum ki ben seni Allah için şeyh olarak kabul ediyorum. Senin mürşit ve Allah’a davetçi bir kimse olduğunu kabul ediyorum.”

Akabinde Şeyh Efendi onu müritliğe kabul ettiğini şu şekilde beyan eder:

“Allahım! Ben seni, meleklerini ve peygamberlerini şahit tutuyorum ki ben onu bir evlâdım olarak kabul ettim. Allahım sen de onu kabul buyur. Onun lehinde olup aleyhinde olma Allahım. Onu sabit-kadem eyle ve onu daima teyit eyle.”

Bundan sonra şeyh efendi müridin sağ kulağına şunları söyler: 

“Benim mânevî evlâdım, bundan sonra büyük günahları işleme. Küçüklerinde de ısrar etme! Allah’ın kitabı ve Resûllulah’ın sünnetiyle amel etmen ve şeriatla hakikatı cemetmen üzere sana inâbe verdim.” Mürit ise hepsini birer birer kabul ettiğini söyler. Şeyh efendi Feth sûresinin 10. âyetini okur, ardından münasip bir dua ile merasimi bitirir.

Bu tür bir biat töreni, Kādiriyye’deki farklı biat merasimlerinden sadece biridir. Okunan dualarda farklılıklar olduğu gibi bazı intisap merasimlerinde şeyh efendi dervişin saçından keser, sonunda da müride Yâsîn sûresinin 58. ile İsrâ sûresinin 82. âyetlerini ve üç kere Fâtiha ve İhlâs sûrelerini üzerine okuduğu bir bardak saf veya şekerli su veya yağ içirir.

Şeyhin inâbe vermesi ile yola intisap eden derviş, yoldaki sebat ve gayreti, istidadı ve değişen hallerine göre özellikle tekke hizmetlerinde bir rütbe sahibi olabilir. 

Müritlikten sonraki ilk rütbe çavuşluk; daha sonra ise nakîbliktir. Bunlar için de ayrı merasimler yapılmaktadır.